(765 S. K. m. 50, 59, 72, 240) (647 S. K. m. 4) (5252 S. K. m. 9) (CGK 13.12.2005 T. 2005/2-134 E. 2005/163 K.)
Görevi kötüye kullanmak suçundan sanık
765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 240, 59, 72 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 650 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 765 sayılı Kanunun 240/son maddesi uyarınca üç ay süreyle memuriyetten yoksun bırakılmasına ve cezasının 647 sayılı Kanun'un ö.maddesi gereğince ertelenmesine dair, Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2006 tarihli ve 2004/310 esas, 2006/657 sayılı kararma karşı vaki temyiz talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 26.12.2006 tarihli ve 2004/310 esas, 2006/281 müteferrik sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 22.5.2007 gün ve 26589 sayılı Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 28.06.2007 gün ve 113676 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından benzeri olay sebebiyle verilen 13.12.2005 tarihli ve 2005/2-134 esas, 2005/163 sayılı kararda da belirtildiği üzere, sanık
. hakkında lehine olduğu kabul edilerek 765 sayılı Kanun ve 647 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmış olması karşısında, 647 sayılı Kanun'un 4/4.maddesinde yer alan Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir. Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvuruda engel teşkil etmez hükmü karşısında, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından yapılan temyiz taleplerinin reddine karar verilmiş olmasında isabet görülmemiştir denilmektedir.
Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 765 sayılı TCY. nın 240/1, 59 ve 647 sayılı Yasanın 4.maddesi uyarınca 650 YTL. adli para cezasına hükmolunmuştur.
1412 sayılı CYY. nın 305/2.maddesi uyarınca,
1. İki milyar liraya kadar (ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,
2. Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,
3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, temyiz olunamaz.
647 sayılı Yasanın 4/4.maddesi hükmüne göre ise Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir. Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez.
5237 sayılı TCY. nın 50/5.maddesi hükmünde de Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir. biçiminde benzer bir düzenleme yer almakta ise de, bu durumun kanun yollarına başvuruda engel oluşturmayacağı belirtilmemektedir.
Dolayısıyla 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince lehe yasa uyarlaması sonucunda 765 sayılı TCY. nın uygulanması suretiyle hapis cezasına hükmolunmuş ve 647 sayılı Yasa uyarınca paraya çevrilmiş ise, 647/4-4. maddesi uyarınca bu hükümler hakkında yasa yoluna başvurulabilecek, ancak 765 sayılı TCY. nın ilgili maddesi uyarınca doğrudan adli para cezasına hükmolunmuş ise, 647 sayılı Yasanın 4/4.maddesi hükmü gibi bir hüküm bu tür cezalara ilişkin olarak bulunmadığından, temyiz yasa yoluna başvurmanın olanaksız olduğunun kabul edilmesi gerekecektir.
Lehe yasa uyarlaması sonucunda 5237 sayılı TCY. nın uygulanması söz konusu ise doğrudan adli para cezasına hükmolunsun ya da hapisten çevrilmiş olsun kesinlik sınırının altında kalan adli para cezalarına yargı temyiz yasa yoluna gidilemeyecektir.
Açıklanan gerekçelerle Yargıtay C.Başsavcılığı tebliğnamedeki görüş yerinde bulunduğundan Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2006 tarih ve 2006/281 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CYY. nın 309/3. maddesi uyarınca Yasa Yararına Bozulmasına, gereği için dosyanın ilgili yer C.Başsavcılığına gönderilmesine, 06.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy