(1512 S. K. m. 153, 160) (765 S. K. m. 230) (5237 S. K. m. 257)
Görevi savsama suçundan sanık
. hakkında, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.3.2006 tarihli son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karar aleyhine, Adalet Bakanlığının, 28.6.2007 gün ve 34274 sayılı Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 9.8.2007 gün ve 151867 sayılı tebliğnamesine ekli dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede dosya kapsamına göre, sanığın Bodrum 1. Noteri olarak görev yaptığı sırada, aynı noterlikte çalışan imzaya yetkili katip Türkay A.'ın noter vekili olarak noterlik dışında gerçekleştirdiği düzenleme şeklindeki bir işlem dolayısıyla katip üzerindeki denetim ve gözetim görevini gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle, adı geçen sanık hakkında 1512 sayılı Noterlik kanunu'nun 153. maddesi uyarınca kovuşturma izni verilmesini müteakip, Aydın C. Başsavcılığının 25.01.2006 tarihli ve 2006/841-94-14 sayılı iddianamesi ile son soruşturmanın Muğla Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılması talebi üzerine, Aydın 2.Ağır Ceza Mahkemesince noterlik dışında yapılan işlem olması sebebiyle sanığın görevi ihmal suçunu işlemediğinden bahisle son soruşturma açılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin son soruşturma aşamasında yargılamayı yapacak olan mahkemesine ait olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
İncelenen dosyada, noterlik dairesi dışında gerçekleştirilen düzenleme biçimindeki bir işlem nedeniyle yanında çalışan imzaya yetkili katibi üzerindeki denetim görevini yerine getirmediği iddia edilen sanık noter hakkında Adalet Bakanlığından kovuşturma izni istendiği, kovuşturma izni verilmemesi üzerine açılan idari dava sonucu Ankara 5. İdare Mahkemesinin, 9.2.2005 tarihli işlemin iptaline ilişkin olarak verdiği 13.10.2005 tarihli kararın gereği Adalet Bakanlığı tarafından 29.12.2005 tarihinde kovuşturma izni verilerek yerine getirilmesine karşın, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesince, işlemin imzaya yetkili katip tarafından noterlik dairesi dışında gerçekleştirildiği, aynı toplantıya ilişkin iki ayrı tespit tutanağının bulunduğu ve noterin denetim görevini savsamadığı biçimindeki gerekçeyle son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır. 1512 sayılı Noterlik Yasasının 160. maddesinde Noterlik dairesinde çalışan katiplerin ve katip adaylarının görevlerinden dolayı işledikleri suçlara iştiraki bulunmayan hallerde noter, bu kimseler üzerindeki gözetim ve denetim görevini yerine getirmediği sabit olduğu takdirde, Türk Ceza kanunun 230. maddesi hükmüne göre sorumludur. biçiminde hüküm yer almaktadır. Ankara 5. İdare Mahkemesinin iptal kararında da belirtildiği üzere noterin, 1512 sayılı Yasanın 160. maddesindeki cezai sorumluluğunun, işlemin noterlik dairesinde ya da dışında gerçekleştirilmesi açısından herhangi bir ayrım yapılmaksızın düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda, görevi savsama suçunun öğelerinin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin, 765 ve 5237 sayılı TCY. ların ilgili hükümleri de gözetilerek sanık lehine ve aleyhine toplanacak tüm kanıtların mahkemece tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalar ışığında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay C. Başsavcılığının Yasa Yararına Bozma isteği doğrultusunda düzenlendiği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevi savsama suçundan sanık
hakkında Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 15.3.2006 gün ve 2006/30-131 sayılı kararın 5271 sayılı C. Yargılama Yasasının 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin, aynı Yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına, 17.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy