(5237 S. K. m. 206, 267, 268)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; sanığın işlediği suç sebebiyle hakkında yapılan soruşturmadan kurtulmak amacıyla, ismini kullandığı K. A.'ın gerçek kişi olup olmadığı araştırılarak; gerçek kişi olması halinde 5237 s. TCY.nın 268. maddesi yoluyla 267/1. maddesine uyan iftira, hayali kişi olması halinde ise aynı Kanunun 206/1. maddesinde öngörülen yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Ü. Y.'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy