(5237 S. K. m. 257) (765 S. K. m. 230) (1512 S. K. m. 160) (5271 S. K. m. 170, 309)
Dava ve Karar: İhmali davranışla görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan şüpheli M. M. E. hakkında yürütülen soruşturma ve Adalet Bakanlığınca kovuşturma izni verilmesi üzerine, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2007 günlü ve 2007 - 73/107 sayılı son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ait kararına yapılan itirazın reddine dair Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 23.7.2007 gün ve 242 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 07.10.2008 tarih ve 49036 sayılıyazı ile kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2008 tarih ve 211044 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede Dosya kapsamına göre, sanığın Balıkesir 3. Noteri olarak görev yaptığı sırada, aynı noterlikte çalışan imzaya yetkili başkatip B. F. K.'ün, satıcı Ö. S. ile alıcı V. Ç. arasında yapılan araç satışına dair 26.12.2005 günlü ve 46366 yevmiye sayılı satış sözleşmesini düzenleyip onayladığı sırada, aracın gayri ticari ve tahdit kapsamı dışında ticari olarak tescil edildiğine dair tescil belgesini istemeden talep gibi işlem yaparak zarara sebebiyet verdiği noterlik işlemi dolayısıyla başkatip üzerindeki denetim ve gözetim görevini gereğini gibi yerine getirmediği olayda, atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle son soruşturma açılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin son soruşturma aşamasında yargılamayı yapacak olan mahkemesine ilişkin olacağı gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
1512 sayılı Noterlik Kanununun 160. maddesinde; noterlik dairesinde çalışan katip ve katip adaylarının görevlerinden dolayı işledikleri suçlara iştiraki bulunmayan hallerde noter, bu kimseler üzerindeki gözetim ve denetim görevini yerine getirmediği sabit olduğu takdirde, Türk Ceza Kanunu'nun 230. maddesi hükmüne göre sorumludur. denilmektedir. 765 sayılıTCYnın 230. maddesinin karşılığını ise 5237 sayılıTCYnın 257/2. maddesi oluşturmaktadır. Anılan 257/2. madde uyarınca noterin ihmali davranışla görevi kötüye kullandığının kabul edilebilmesi için; görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olduğunun ya da kişilere haksız bir kazanç sağladığının saptanması gerekmektedir.
Sonuç: Belirtilen kanuni düzenlemeler karşısında; incelenen dosyada araç satın alan yakınan, satış işleminin yönteme uygun olarak yapılmaması sebebiyle sözleşmeyi feshetmek ve bir kısım bedeli geri alamadığı gibi noter giderlerini de üstlenmek zorunda kaldığı için zarar gördüğünü ileri sürmesine ve 5271 sayılıCYYnın 170/2. maddesi uyarınca; soruşturma evresinde toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe uyandırması durumunda kamu davasının açılmasının zorunlu bulunması ve suç öğelerinin bulunmadığına ait olarak yargılama sırasında savunma makamınca ortaya konulacak olan kanıtları irdeleyerek değerlendirme yetkisinin mahkemeye ilişkin bulunması karşısında, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı kararı yerinde bulunmadığından, itirazı inceleyen Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, itirazın kabulü yerine reddine karar vermiş bulunması kanuna aykırı görülmekle, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 23.7.2007 gün ve 242 değişik iş sayılıkararının 5271 sayılıCYYnın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına, aynı kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, bozma doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere sonraki işlemlerin yerinde merciince tamamlanmasına, 04.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy