MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : yaralama, Hakaret
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- CYY.nın 191/1. maddesi hükmüne aykırı olarak, iddianamenin kabulü kararı okunmadan duruşmaya başlanılması,
2- 21.02.2008 tarihli oturumda sanığın sorgusunun yapıldığı sırada tanık ...'ın duruşma salonu dışına çıkarılmayarak ve savunma alındıktan sonra tanığın beyanın tespitine geçilerek CYY.nın 191/2. maddesi hükmüne aykırı davranılması
3- 5271 sayılı Yasanın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının ölçülebilir, belirlenebilir (somut), maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı, kayden sabıkasız olan sanığa yükletilen hakaret ve yaralamaya teşebbüs suçundan yakınanın maddi nitelikte bir zararı söz konusu olmadığı gibi, somut olarak belirlediği ve istediği bir tazminatın da bulunmaması nedeniyle mağdurun ne gibi somut bir zarara uğradığı açıklanmadan "sanığın, yakınanın zararlarını karşılamadığı" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
4- Hakaret suçunun hakime görevinden dolayı işlenmesine karşın, 5237 sayılı Kanunun 125/3-a maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamaye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, CMUK.nın 326/son maddesinin saklı tutulmasına yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy