(765 S. K. m. 480) (5237 S. K. m. 7, 58, 73, 125) (5271 S. K. m. 253, 254) (5252 S. K. m. 9)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mahkemece M. S. tarafından sanığın iddia ettiği biçimde N. S.'ye teşvik kredisi çıkarılıp çıkarılmadığı ve 1986 yılında nazım imar planında yapılan değişiklikle Yenikent'teki bazı arazilerin bir kısmının Semerci ailesine geçip geçmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sanığın katılan M. S.'nin diğer katılan N. S.'ye 2,5 trilyon teşvik kredisi çıkardı biçimindeki sözlerinin belli bir olay yükleme niteliğinde olduğu ve 765 sayılı TCY. nın 480/son maddesi ne uyduğunun gözetilmemesi,
b) Sanığın M. S.'ye karşı yayın yoluyla sövme eyleminin yakınmaya bağlı olup, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCY. nın 73/8. madde ve fıkrası uyarınca mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürüleceğine ilişkin düzenlemenin sanık yararına olması karşısında, 5271 sayılı CYY. nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma işleminin yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşürülmemesi,
c) Suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanık aleyhine sonuç doğuran 5237 sayılı TCY. nın 58. maddesinin uygulanamayacak olması gözetildiğinde; sanığın N. S.'ye karşı eylemine uyan 5237 sayılı TCY. nın 125/1. maddesinde seçenek ceza olarak adli para cezasının da öngörülmesi ve suç tarihine göre de bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırının (5560 sayılı Yasadan önce) 5 gün olması karşısında; 5237 sayılı TCY. nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkraları uyarınca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan Yasa ile sonradan yürürlüğe giren Yasanın ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerekirken Yasaya uygun olmayan karşılaştırma ile hükümler kurulması,
d) Manevi tazminatın reddedilen kısmı üzerinden kendisini vekille temsil eden sanık yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık T. A. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CYY. nın 326/son maddesi hükmün gözetilmesine 06.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy