(5237 S. K. m. 7, 125) (5252 S. K. m. 9) (5395 S. K. m. 25)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Duruşmaya Cumhuriyet Savcısı katılarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 25/1. maddesinde açıklanan Çocuk Mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet Savcısı bulunmaz biçimindeki buyurucu hükmüne aykırı davranılması,
2-) 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 9. maddesinde; Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin yargı denetimine olanak verecek biçimde olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırmak suretiyle belirlenir hükmüne yer verilmesi karşısında; 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkraları göz önünde bulundurularak 765 ve 5237 sayılı TCY'nın ilgili hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle yargı denetimine olanak verecek biçimde belirlenmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 125/5. madde ve fıkrasına uyan eylem nedeniyle seçenekli ceza öngörülmesi karşısında, temel cezanın hapis olarak belirlenmesinde takdir hakkının hangi hukuksal gerekçelere dayanılarak kullanıldığının açıklanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve suça sürüklenen M. A. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy