(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 289)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi; temyiz sürecini sonlandıran, yerel mahkeme kararını ortadan kaldıran, mahkemece uyulması zorunlu olan, kendine özgü bir işlemdir.
Dosyanın iadesi ile temyiz edilen karar ortadan kalkmakta olup, ortadan kaldırılan ilk hüküm paralelinde olsa bile, yeniden yapılan yargılama sonunda 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine uygun, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gerekçeli ve yeni bir hüküm kurulması, yeni hükmün Anayasanın 141, 5271 sayılı CYY'nin 34, 230, 289/1-g. maddeleri uyarınca sanıkları, mağdurları, C. Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerle disiplin işlemini yerine getirebilmesi bakımından kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianın, savunma ve varsa tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerçeğe yansıtılması gerektiği gözetilmeden gerekçeden yoksun karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık İbrahim Özdemir'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy