MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Müessir Fiil, Tehdit, Hakaret
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede :
Hükmün esasına etkili işlemlerden olan tanıklar ...,... 'nun anlatımlarının saptandığı 08.11.2006 tarihli tutanağın duruşmaya katılan zabıt katibince imzasız bırakılması suretiyle 5271 sayılı CMK nun 219/1. madde ve fıkrasındaki buyurucu hükme aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.06.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Müessir fiil – Tehtit – Hakaret suçlarından sanık hakkında görülen kamu davasına ilişkin yerel mahkemece verilen hükmün, "..Hükmün esasına etkili işlemlerden tanık anlatımlarının saptandığı 08/11/2011 tarihli tutanağın duruşmaya katılan zabıt katibince imzasız bırakılması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 219/1. madde ve fıkrasındaki buyurucu hükme aykırı davranılması.." nedeniyle yüksek dairece bozulması hususuna ilişkin olarak,
CMK.nun "Olağan kanun yolları - Temyiz" konusunun düzenlendiği Altıncı Kitap - İkinci Kısım - Üçüncü Bölüm "Temyiz nedeni" başlıklı 288.md.sinin 2.fıkrasında ; "..hukuka aykırılığın...bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması.." olduğu,
CMK.nun "Duruşma Tutanağı" konusunun düzenlendiği İkinci Kitap - Birinci Kısım - Beşinci Bölüm "Duruşma tutanağı" başlıklı 219.md.sinin 1.fıkrasında ; "..duruşma için tutulan tutanağın...mahkeme başkanı veya hakimi ile zabıt katibi tarafından imzalanacağı..",
Öngörülmüş olmakla birlikte,
CMK.nun "Kesin hukuka aykırılık halleri" başlıklı 289.md.sinin 1.fıkrasında ; (a) ' dan (i) ' ye kadar (9) bend halinde sınırlı olarak sayılan kesin hukuka aykırılık halinin varsayılacağı nedenler arasında(yine 1412 sayılı ECMUK.nun 308.maddesinde), sözkonusu duruşma tutanağı hakim ve zabıt katibi imzası eksikliği halinin sayılmış bulunmadığı,
Bu bağlamda,
CMK.nun "Karar ve hüküm" konusunun düzenlendiği İkinci Kitap - Birinci Kısım - İkinci "Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" başlıklı 232.md.sinin 2.fıkrasında ; "..hükmün başına ; a ) Hükmü veren mahkeme başkanı/ üyeleri/ hakimin...zabıt katibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin...adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği, b ) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre..." de yazılacağı hususu öngörülmüş ise de; yüksek Yargıtay'ın ve Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, başka bozma sebepleri bulunmadığı taktirde, bu hususların mahallinde giderilebilmesi mümkün görülüp bozma sebebi yapılmadan sadece eleştiri konusu edildiği,
Yine, duruşma tutanağı ve gerekçeli kararda imza eksikliğine ilişkin olarak da ( bozma ) yerine öncelikle ( noksan ikmali için dosyanın mahalline geri gönderilmesi ) yönünde bizzat ceza dairemizin bir çok kararı bulunduğu,
Nitekim,
Yargılamanın hızlılığı ve usul ekonomisi CMK.nun kabul ettiği bir ilke olduğu, uzun süren/ makul sürede tamamlanıp sonuçlandırılamayan yargılamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ilgili hükümlerini de ihlal edeceği (AİHM kararından), yargılamanın gereksiz uzamaması için gereken tedbirlerin ilgili mercilerce alması gerektiği,
Buna göre, yukarıda belirtilen hukuka aykırılık hallerinde kesin bozma sebepleri arasında sayılmayan duruşma tutanağındaki sadece zabıt katibi imzası eksikliğinin, temyiz incelemesi öncesinde noksan ikmali suretiyle gidertilmesi, birkaç ay gibi kısa bir sürede sağlanabilecek bu prosedür sonrasında esastan temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmesi mümkün iken,
06/07/2006 suç tarihli olaya ilişkin mahkemece 24/01/2007 karar tarihi ile verilen ve zaten yaklaşık 4,5 yıldan bu yana temyiz incelemesinde bulunan dosyanın yerel mahkemece yeniden esasa kaydı – taraf teşkili – yargılama süreci – verilecek kararın tebliği – yeniden işleyecek temyiz süreci suretiyle zamanaşımına uğraması kuvvetle muhtemel olacak şekilde sadece bu yönden bozulmaması gerektiği,
Kanaatinde olduğumdan,
Kararın sadece bu nedenle bozulmasına dair sayın çoğunluk görüşüne muhalifim.
Full & Egal Universal Law Academy