MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit ve Kasten Yaralama
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın tehdit eylemine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Somut olayda sanığın, eşi olan mağdureyi;”benden ayrılırsan seni öldürürüm..” biçimindeki sözlerle tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, öfkenin suç kastını kaldırmayacağı, tehdit suçunda tasarlama ögesinin bulunmadığı, ayırca tehditin objektif olarak korku yaratacak nitelikte bulunduğu, gözetilmeden yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
2- Sanığın yaralama eylemine ilişkin hükme yönelik temyize gelince,
Mağdurenin olay günü sanığın kendisini yaralamadığı yönündeki beyanları ve 23.10.2006 tarihli adli rapordaki bulguların daha önceye ait olduğu yönündeki anlatım karşısında, mağdureye kendisini hangi tarihte kimin yaraladığı hususu açıklattırılarak sonucuna göre tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy