MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, Kasten yaralama ve 4320 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Sanığa yükletilen tehdit, kasten yaralama ve 4320 sayılı Yasaya aykırılık eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Tehdit suçundan 2 yıl hapis cezası verildiği halde, 5237 sayılı TCK'nun 51/3 maddesindeki "denetim süresinin, mahkûm olunan cezanın alt sınırından az olamayacağı" şeklindeki düzenlemeye aykırı şekilde 1 yıl olarak belirlenmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı,
Eleştiri ve düzeltme nedeni saklı kalmak kaydıyla cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak ;
Tehdit suçundan hükmolunup ertelenen kısa süreli olmayan hapis cezası nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 53/1 fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması sırasında, aynı maddenin 3 fıkrası gereğince (c) bendindeki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan temyiz edilen kararın açıklanan noktası noktaları tebliğnameye aykırı olarak hüküm fıkrasının 53. maddenin uygulanmasına ilişkin 3 nolu bendinin son paragrafında yer alan "5237 sayılı TCK'nun 53/l-a,b,c,d maddesinde yazılı" ibaresinin çıkartılıp yerine "5237 sayılı TCK'nun 53/l-a,b,d maddesinde yazılı" ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CYY.nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına, 09.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy