MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, Görevliye hakaret, Tehdit
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
1- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen tehdit, görevliye hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Yaptırım: Cezaların eleştiri dışında yasal bağlamda uygulandığı,
Görevliye hakaret suçunda, TCK.nın 125/1. maddesinde düzenlenen hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırımın, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsaması karşısında, temel cezanın hapis olarak belirlenmesinde takdir hakkının hangi hukuksal gerekçelere dayanılarak kullanıldığının gösterilmemiş ve bu uygulamaya göre TCK.nın 50/2. maddesi uyarınca hapis cezasının artık adli para cezasına çevrilemeyeceği hususu gözetilmemiş ise de sonuca etkili bulunmadığı ve karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- İftira suçuna yönelik hükmün temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Yakınanın kapısını kilitlemeyerek park ettiği kamyonuna geri döndüğünde, araçta otururken gördüğü sanığı aracından inmeyerek kendisiyle yolculuk yapmakta ısrar ettiğinden bahisle çevredeki görevli ekibe şikayet ettiği, görevlilerce zorla araçtan indirildiğinde ise, alkollü olan sanığın yakınanın kendisine fiili livatada bulunduğunu ileri sürmesi karşısında; maddi olgu, olayın gelişmesi,
aşırı alkollü olan sanığın daha sonra " yakınan bana bayanmışım gibi hareketlerde bulundu, alkollü olunca bu hatayı yaptım" biçimindeki savunması ve soyut olarak söylediği sözler nedeniyle yakınan hakkında herhangi bir işlem de yapılmamış olması gözetilerek sanığın suç yükleme özel kasdı ile hareket ettiğine ilişkin kanıya hangi somut kanıtlarla ulaşıldığı yöntemince gösterilip tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hükümlülük kararı verilmesi,
b) Kabule göre ise; savunma gözetilerek TCY.nın 269. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün değerlendirilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy