MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak, trafik güv.tehlikeye sokmak,
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
1)Sanığa yükletilen taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Ancak;
Sürücü belgesi olmayan sanığın, olay gecesi saat 24.00 sularında yapılan trafik kontrolü sırasında ve 102 promil alkollü olduğunun saptanması nedeniyle, üzerinde taşıdığı abisi ...'e ait ehliyeti kolluğa vererek kendisini ... olarak tanıttığı, ... adına trafik idari para cezası verildiği ve ehliyete el konulduğu, arabanın, sanığın yanında bulunan ...'a teslim edildiği, sanığın olaydan birkaç saat sonra 130 promil alkollü olduğu halde ışıklı kavşakta kırmızı ışığı bekleyen arabalara çarparak mağdurlar ... ve ...'ın yaralanmasına, diğer arabalarda maddi hasar meydana gelmesine neden olduğu olayda ; Sanığın mağdurlar ... ve ...'ı olası kasıtla yaraladığı halde 5237 sayılı TCK'nun 89/4 maddesinde tanımlanan taksirle yaralama suçundan hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak ;
5237 sayılı TCK nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında (c) ve (e) bentlerindeki hak yoksunluğuna hükmolunmaması, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun hükümde gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak hüküm fıkrasının 53. maddenin uygulanmasına dair B-4 bendinin çıkartılmasına, yerine "5237 sayılı TCY.nın 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1 a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı" ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMESİ ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA,
2)Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan hükümlülük kararının incelenmesinde ise;
5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla yapılmasının gerektiği, somut olayda ; Sürücü belgesi olmayan sanığın, olay gecesi yapılan trafik kontrolü sırasında alkollü olduğunun saptanması nedeniyle, üzerinde taşıdığı abisi ...'e ait ehliyeti kolluğa vererek kendisini ... olarak tanıtıp ... adına trafik idari para cezası verilmesine ve ehliyete el konulmasına neden olduğu, sanığın alkollü araç kullanma eyleminin, idari yaptırım kararını gerektirmesi ve suç olarak tanımlanmaması karşısında; başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçunun oluşmayacağı gözetilmeden ve sanığın bu eyleminin TCY.nın 206.maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturup oluşturmadığı da tartışılmadan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy