MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
1-765 sayılı TCY.nın 276. maddesinde yer verilen yedieminlik yükümlülüğüne aykırılık suçunun hareket öğeleri; "resmen teslim olunan ...malları kendisinin veya başkasının menfaati için saklar, sahibine veya başkasına verir veya tebdil veya lazım gelenlere teslimden imtina ederse" biçiminde tanımlanmış ve seçenekli ve dolayısıyla bağlı hareketli bir suç tipi olarak düzenlenmişti. Aynı suçu "muhafaza görevini kötüye kullanma" başlığı altında düzenleyen 5237 sayılı Yasanın 289. maddesinde ise hareket öğesi; "...teslim olunan ... mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi" sözcükleriyle ifade edilerek serbest hareketli bir suç olarak düzenlenmiş ve suçun; 'teslim amacı dışında tasarrufta bulunma' anlamına gelen herhangi bir hareketle işlenebileceği kabul edilmiştir. Madde gerekçesinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunma eylemlerine örnek olarak; satılması, başkasına verilmesi gibi amaçla bağdaşmayan davranışlar gösterilmiştir. Teslim amacı dışında tasarrufta bulunulması biçimindeki eylemler, verilen örneklerde olduğu gibi mal üzerinde tasarruf amaçlı eylemli davranışlar olmalıdır. Bu nedenle, malın teslim alındığı şekliyle muhafaza edildiğinin saptanması koşuluyla, salt satış yerine götürmeme biçimindeki eylemler teslim amacı dışında tasarrufta bulunma niteliğinde kabul edilemeyecektir.
Açıklanan yasal hükümler uyarınca, yedieminin malı muhafaza ettiği yerde teslim etmekle yükümlü bulunması ve incelenen dosyada, icra dairesince sanığın adresine gelinerek hacizli malın iade edilmesi veya muhafaza altına alınması için bir başvurunun yapılmaması karşısında, hacizli malların satış yerine götürülmemesi biçimindeki eylem suçun maddi öğesini oluşturmadığı, mahkemece yaptırılan zabıta araştırmasında haczedilen malların halen sanık tarafından muhafaza edildiği de gözetilerek sanığın beratine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre, TCY. 53. maddesinin a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunluklarının infaz tamamlanıncaya kadar, c bendindeki hak yoksunluklarının ise koşullu salıvermeye kadar geçerli olacağının kararda ayrı ayrı belirtilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/05/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy