MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Üst C.Savcısının temyiz isteğinin incelemesinde;
Temyiz edenin temyiz davasını geri aldığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca Üst C.Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık ...'in görevi kötüye kullanma eylemine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Suçun oluştuğu 13.9.2002 tarihine göre temyiz süreci içinde dava zamanaşımının gerçekleştiği,
Anlaşıldığından sanık ... ve katılan Hazine vekilinin temyiz nedenleri yerinde bulunmakla, sanık yararına olduğu anlaşılan 765 sayılı TCY.nın 102/4,104/2 ve 5271 sayılı CYY.nın 223.maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE,
3-Sanık ...'ın görevi kötüye kullanma eylemine ilişkin hükme yönelik temyize gelince;
Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1.maddesi ile TCY.nın 257/1-2.madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCY.nın 7/2.madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... ile katılan Hazine vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.