(5237 S. K. m. 107)
Dava ve Karar: 5235 s. Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun md.10, md.11, md.14; 5237 s. TCK md. 107/1
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın ve tanıkların anlatımlarında, sanığın suç tarihinden dört yıl kadar önce eşi olan katılanın evi terk etmesini önlemek ve onu korkutmak için kayınvalidesi olan tanık H. Ç.'dan anlaşmalı olarak 50 bin TL'lik senet aldığını belirtmeleri ve suç tarihinde sanığın, katılanın kendisinden boşanmasını sağlamak amacıyla tanık T. A.'a katılana iletilmek üzere söylediği Annen benden boşanmazsa annene hiçbir şey vermem, evdeki eşyaları alırım, evi de sattırırım, 4 yıl önce anneannenden aldığım senedi de icraya koyarım, onun evini de sattırırım dediğinin iddia edilmesi karşısında, eylemin 5237 sayılı TCY'nın 107/1 maddesinde düzenlenen şantaj suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtların takdir ve değerlendirme ve suçu nitelendirme görevinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olacağı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek esas hakkında hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı sanık T. A. un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CYY'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy