(5237 S. K. m. 43, 265) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Direnme eyleminin birden fazla kolluk görevlisine karşı tek eylemle gerçekleştirilmiş olması karşısında sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) 5271 Sayılı C.M.K.nın 5728 Sayılı Yasayla değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleriyle duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, Y.C.G.K.'nun 3.2.2009 gün ve 2008/250-2009/13 Sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara dair olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Mahkemece, C.M.K.nın 231. maddesinin 6. fıkrasında üç bent halinde sıralanan uygulama koşullarının varlığı irdelenip tartışılmadan ve işlenen görevi yaptırmamak için direnme suçu sebebiyle şikayetçilerin giderilmesi gereken herhangi bir somut maddi zararı bulunmadığı gibi sanığın sabıkasız olduğu da gözetilmeden, adli para cezasının ertelenmesine kanunen, işlenen suçun niteliğine, işlenme biçimi ve sürecine göre şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık T. K. müdafiinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince yürürlükte olan 1402 Sayılı C.M.U.K.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 26.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy