(5237 S. K. m. 53, 62, 265)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Görevi yaptırmamak için direnme suçunu silahla işleyen sanıklar hakkında TCK'nın 265/4 üncü maddesinin uygulanması gerekirken, uygulama yeri olmayan aynı Yasa maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanıkların inkarının, 5237 sayılı TCK'nın 62/2 nci maddesindeki yasal ölçütler arasında yer almadığının gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCY'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanıklar M. A., H. Y., H. O. müdafiinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, bozma kararının, CMUK'nın 325 inci maddesi gereğince hükmü temyiz etmeyen sanık H. Ç.'a da sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy