(5237 S. K. m. 43, 62, 165) (5271 S. K. m. 231) (YCGK 03.02.2009 T. 2008/11-250 E. 2009/13 K.)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Birden fazla görevliye direnen sanık hakkında T.C.K.nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
2) Paraya çevirme ve taksitlendirme yapılırken uygulanan yasa maddeleri hatalı yazılarak C.M.K.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3) Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 Sayılı kararında da açıklandığı üzere, C.M.K.nın 231/6-c maddesinde düzenlenen giderilmesi gereken zarar kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarara dair olup manevi zararı kapsamaması ve sanığa atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunda talep edilen maddi zarar bulunmaması karşısında, yalnızca kabahatten ibaret silinme koşulları oluşmuş adli sicil kaydı bulunan sanığın, duruşmadaki hali olumlu bulunarak hakkında T.C.K.nın 62. maddesi uygulanmasına karşın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken geçmişteki hali ve kişilik özelliklerinin olumsuz bulunduğundan söz edilerek çelişkili ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanığın temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1 numaralı bozma nedeni bakımından, 1412 Sayılı C.M.K.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy