(5237 S. K. m. 125)
Dava: Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanıkların hakaret suçu sebebiyle yapılan soruşturma sırasında Cumhuriyet savcısı huzurunda 8.11.2007 tarihli beyanlarında, olayın ne şekilde gerçekleştiğini ayrıntılarıyla anlatmaları ve bu anlatımlarının iddia ile de uyumlu olması kovuşturma aşamasındaki beyanlarında ise hakaret içeren sözü duymadıklarını beyan etmeleri, hakaret suçundan yapılan yargılama neticesinde sanıklar dışındaki tanıkların beyanları delil olarak kabul edilip sanık M. Ş.'nin 5237 Sayılı T.C.K.nın 125/3-a maddesi gereğince cezalandırılmasına dair kararın 30.6.2008 tarihinde kesinleşmesi ve bu suretle sanıkların duruşmadaki beyanlarının gerçek dışı olduğu anlaşılmasına karşın, sanıkların beyanlarının hükme esas alınmadığı, bu sebeple aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verilmediği biçimindeki gerekçeyle somut olay açısından şartları bulunmayan etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy