MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak:
1- Kovuşturma aşamasında dinlenilmeyen 09.01.2006 tarihli tutanak mümziilerinin olay hakkında bilgileri saptanıp sanığın olay günü görevli polis memurlarına görevlerini yaptırmamak için ne şekilde cebir ve tehdit kullandığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre tüm kanıtların bir bütün halinde takdiri gerektiği yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de,
a- Sanığın etkin direnme eylemi ile birlikte işlediği görevlilere sövme eylemlerinin 5237 sayılı TCY'nin 265. maddesinde öngörülen "...engellemek amacıyla cebir ve tehdit..." kapsamının dışında olması karşısında. TCY'nin 265 ve 125/3-a. 43/2. maddelerine uygun iki ayrı suçtan hüküm kurulması gerekirken, sövme eyleminin etkin direnme suçunun öğesi olmadığı gözetilmeden içinde eritilerek tek suçlan hükümlülük kararı verilmesi,
b- Sanığın görevli dört polis memuruna direnmesi karşısında verilen cezanın TCY'nin 43/2. maddesi uyarınca artırılması yerel mahkemece tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CYY.nın 326/son maddesinin gözetilmesine yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy