Tebliğnamede ''Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 26/10/2010 tarihli kararının (2) numaralı maddesinde yer alan sanık adlarıyla, (3) numaralı maddesinde yer alan sanık adlarının maddi hata sonucu yerlerinin değiştiğinin belirlenmesi nedeniyle kararın yeniden incelenerek, l- Kararın (2) numaralı bendinin: "Yakınan sanıklar Leyla ve ...'nun mağdur sanık Huriye'ye hakaretlerine ilişkin hükümlerin temyizlerine gelince" biçimindeki ilk cümlesinin; "Sanık ...'ün, sanıklar ... ve ...'na hakaretlerine ..." şeklinde düzeltilmesi, 2- Kararın (3) numaralı bendinin: "Mağdur sanık Huriye'nin yakınan sanıklar Leyla ve ...'na hakaret" biçimindeki ilk cümlesinin; "Sanıklar ... ve ...'nun, sanık ...'e hakaret..." şeklinde düzeltilmesi gerektiği değerlendirildiğinden Yüksek Dairenizin 26.10.2010 gün ve 2008/19100-2010/17600 sayılı ilamındaki maddi hatanın düzeltilmesi talep ve arz olunur" denilmektedir.
5320 sayılı CYY.Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1.maddesine 5560 sayılı Yasa ile eklenen son cümlede "Yargıtay Ceza Daireleri ile Ceza Genel Kurulu kararlarındaki yazıma ilişkin maddi hataların düzeltilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ilgili Ceza Dairesi veya Ceza Genel Kuruluna başvurabilir." hükmü yer almaktadır.
İncelenen somut olayda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2008 tarih ve 2-2007/279323 sayılı tebliğnamesiyle, Dairemize gönderilen Sürmene Sulh Ceza Mahkemesinin 13.06.2007 tarih ve 2006/148-2007/31 sayılı kararının temyiz incelemesi neticesinde Dairemiz kararının (2) numaralı maddesinde yer alan sanık adlarıyla, (3) numaralı maddesinde yer alan sanık adlarının maddi hata sonucu yerlerinin değiştiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca Dairemizin 26.10.2010 tarih ve 2008/19100 Esas 2010/17600 Karar sayılı ilamının diğer hususlarında herhangi bir değişikliğe gidilmeksizin; 1- Kararın (2) numaralı bendinin: "Yakınan sanıklar Leyla ve ...'nun mağdur sanık Huriye'ye hakaretlerine ilişkin hükümlerin temyizlerine gelince" biçimindeki ilk cümlesinin;"Sanık ...'ün, sanıklar ... ve ...'na hakaretlerine ..." şeklinde düzeltilmesi, 2- Kararın (3) numaralı bendinin: "Mağdur sanık Huriye'nin yakınan sanıklar Leyla ve ...'na hakaret" biçimindeki ilk cümlesinin; "Sanıklar ... ve ...'nun, sanık Huriye Öztürk'e hakaret..." şeklinde düzeltilerek aşağıdaki karar verildi.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Mağdur sanık ...'ün yakınan sanıklar ... ve Kiymet Kerimoğlu'nu tehdit eylemlerine ilişkin kararlarda öngörülen cezalarının nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından: 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık ...'ün, sanıklar ... ve ...'na hakaretlerine ilişkin hükümlerin temyizlerine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3- Sanıklar ... ve ...'nun, sanık ...'e hakaret eylemlerine ilişkin hükümlerin temyiz incelemesinde;
a) Mağdur sanık ...'ün keşif sırasında şikayetinden vazgeçtiği ve kamu davasının TCY.nın 73 ve CYY.nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi gerektiği gözetilmeden suçun karşılıklı hakaret şeklinde işlendiği gerekçesiyle ceza verilmekten vazgeçilmesine karar verilmesi,
b) Yakınan sanıklar Leyla ve ...'na ilişkin 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nm 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.