Suç üstlenme suçundan sanık ... Çan'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 270/1-e, 51. maddeleri gereğince 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine dair Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/06/2009 tarihli ve 2008/1352 esas, 2009/825 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 01.04.2011 gün ve 17301 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2011 gün ve 160350 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş bulunan sanık hakkında tayin olunan 1 ay hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş bulunulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5237 sayılı T.Ceza Yasasının 50. maddesinin 1. fıkrasında " Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; a) Adlî para cezasına, b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir." 2. fıkrasında "Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez." 3. fıkrasında ise "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." Aynı Yasanın 61. maddesinin 6. fıkrasında "Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay otuz gündür…" hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyadaki adli sicil belgesine göre daha önce herhangi bir hükümlülüğü bulunmayan sanığa, 5237 sayılı TCY.nın 270. maddesi uyarınca verilen 1 ay (=30gün) hapis cezasının, anılan Yasanın 50/3 maddesi gereğince aynı yasa maddesinin 1. fıkrasında öngörülen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmediği görülmektedir. Mahkemenin ceza uygulamasının yukarıda belirtilen yasal hükümlere uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, suç üstlenme suçundan sanık ... hakkında Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 10.6.2009 gün ve 2008/1352-2009/825 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılık sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle; aynı yasa maddesinin 4-d fıkrası uyarınca, dosyadaki belge ve bilgiler ile sanığın kişisel ve ekonomik durumuna göre, sanık hakkında hükmolunan 1 ay hapis cezası, TCY.nın 50/1-a, 52/2 maddeleri gereğince, günlüğü takdiren 20 TL'den paraya çevrilip, sanığın 600 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA, hükmolunan cezanın niteliğine göre ertelenmesine yasal olanak bulunmadığından hüküm fıkrasının ertelemeyle ilgili ikinci ve üçüncü paragraflarının infazda tereddüde yol açmaması açısından karardan çıkarılmasına, kararın öbür yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 01.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy