İmar kirliliğine sebep olmak suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2010 tarihli ve 2008/59 esas, 2010/16 sayılı kararına yapılan itiraz üzerine itirazın kabulü ile Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına ilişkin Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 19/03/2010 tarihli ve 2010/359 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 01.04.2011 gün ve 17249 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2011 gün ve 164656 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6. maddesinin (c) bendinde mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartının bulunduğu, oysaki sanığın eyleminde bir zararın meydana gelmediği, kaldı ki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/5. maddesinde yer alan "Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar plânına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar." şeklindeki düzenlemeye göre, kişinin kararın kesinleşmesinden sonra kaçak inşaatı ruhsata uygun hale getirmesi halinde cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacak olması karşısında, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 sayılı CYY.nın 231. maddesinin 6. fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir." hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada, itiraz merciinin, sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik itirazı, sanığa ait binanın imar mevzuatına uygun hale getirilmesi için yapılacak harcamanın kamunun zararına yol açacağı gerekçesiyle kabul ettiği görülmektedir. CYY.nın 231/6-c maddesi hükmü, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabilir. İmar mevzuatına aykırı binanın kamu idaresi tarafından yıkıldığına ve harcama yapıldığına dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. İtiraz mercii, kamunun uğradığı somut bir maddi zarar olup olmadığını irdelemeden, binanın kamu idaresi tarafından yıkılacağı varsayımından hareketle oluşabilecek muhtemel zararı dikkate alarak karar vermiştir. Varsayıma dayalı muhtemel zararların, CYY.nın 231/6-c maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır. Gelecekte gerçekleşecek olası kamu zararına dayanarak itirazın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık ... hakkında, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesince itiraz üzerine verilen 19.3.2010 tarih ve 2010/359 Değ.İş sayılı kararın, 5271 sayılı CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin itiraz merciince yerinde tamamlanmasına, 16.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.