(2709 S. K. m. 74) (5237 S. K. m. 7, 43, 53) (5271 S. K. m. 231)
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Somut olayda sanığın şikayeti üzerine, idarece yapılan inceleme sonucunda, müştekiler hakkında soruşturma izni verilmemesine dair verilen kararın, iftira suçunun işlendiğinin kesin kanıtı olamayacağı ve sanığın Anayasa'nın 74. maddesi ile teminat altına alınan Anayasal dilekçe-şikayet hakkını kullandığı gözetilmeden, iftira suçunun öğelerinin ve suçsuz olduğunu bildiği bir kişiye karşı suç yükleme özel kastının nasıl oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yasal temelden yoksun gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
Sanığın tek dilekçe ile birden fazla kişiyi şikayet etmesi eyleminden dolayı TCKnın 43. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden mağdur sayısınca ayrı ayrı hükümler kurulması,
3- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/3. Maddesi uyarınca aynı Kanun'un 53/1-c maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindekiler yönünden uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4- 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCKnın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMKnın 231/5. madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CMKnın 231/14. madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy