(2709 S. K. m. 142) (5237 S. K. m. 86, 265) (5271 S. K. m. 3, 4, 5) (5235 S. K. m. 1, 10, 11, 12, 14)
Dava ve Karar: Basit yaralama ve alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçlarından sanık Hayati Kaynak hakkında yapılan yargılama sırasında, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Samsun 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.11.2010 tarihli ve 2010/252-91 sayılı kararına itirazın kabulüne ve anılan görevsizlik kararının kaldırılmasına dair Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2010 tarihli ve 2010/359 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 26.04.2011 gün ve 21889 sayılı yazıyla yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2011 gün ve 192242 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında Dosya kapsamına göre; sanığın uygulama noktasında dur ikazında bulunan görevli polis memurunun ikazı üzerine önce aracın hızını azaltıp daha sonra aracı hızlandırıp dur anlamında elini kaldıran polis memurunun üzerine aracı sürdüğü şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesinin 1 inci fıkrasında unsurları gösterilen kamu görevlisi olan müştekinin görevini yapmasını engelleme amacıyla cebir kullanma suçunu oluşturduğu, suça öngörülen hapis cezasının üst sınırı itibarıyla bu suça ilişkin yargılama yapma ve delilleri değerlendirme görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu cihetle, itirazın reddi yerine, kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir. Gereği görüşüldü;
T.C. Anayasasının 142 nci maddesinde Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 3/1 maddesinde Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir. 4/1 maddesinde Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü saklıdır. 5/1 maddesinde İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir. 5235 sayılı Yasanın 1 inci maddesinde Bu kanun, adli yargı ilk derece mahkemeleriyle bölge adliye mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkilerini düzenler. 10. maddesinde Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezaları ve bunlara bağlı adli para cezalarıyla bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezalarına ve güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanması, sulh ceza mahkemelerinin görevi içindedir. 12 nci maddesinde T.C.K'da yer alan yağma, irtikap, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, hileli iflas suçlarıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. 11 inci maddesinde Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, sulh ceza ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır. 14 üncü maddesinde ise Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur. hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, sanık H. K. hakkında kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sulh ceza mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. 26.7.2010 tarihli iddianamede sanığın polis memurunu görevinden dolayı yaralamaya kalkışma eylemi, trafik kontrolünden kaçmak amacıyla kendisini kontrol noktasında durdurmak isteyen trafik polisi yakınanın üzerine aracını sürme biçiminde anlatılmıştır. Sulh ceza mahkemesi görevsizlik kararında, sanığın kastının, görevliyi yaralamaya değil görevin yapılmasını engellemeye yönelik olduğu ve bu kabule göre T.C.Y.'nın 265/1 maddesi kapsamında kalan suça ilişkin davaya asliye ceza mahkemesinde bakılması gerektiği belirtilmiştir. İtiraz mercii, iddianamede görevin yapılmasını engelleme amacıyla gerçekleştirilen herhangi bir eylem tanımlanmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne karar vermiştir. Sanığın aracını trafik polisinin üzerine sürme biçimindeki hareketinin, T.C.Y.'nın 265/1 maddesindeki suçun maddi unsurunu oluşturacağında kuşku yoktur. Bu davranışın yaralama mı yoksa görevin yerine getirilmesini engellemek amacıyla mı yapıldığı başka bir deyişle sanığın kastının ne olduğu üst görevli mahkeme tarafından dosyadaki tüm kanıtların değerlendirilmesi sonucu açıklığa kavuşturulması gereken bir konudur. İddianame içeriğine göre görevini yaptırmamak için direnme suçundan açılmış bir dava bulunmadığı ileri sürülemeyecektir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, istem yerinde bulunduğundan, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanık H. K. hakkında yapılan yargılama sırasında, Samsun 5. Sulh Ceza Mahkemesinin verdiği 30.11.2010 tarihli görevsizlik kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin Samsun 4. Asliye Ceza mahkemesince 20.12.2010 tarih ve 2010/359 sayıyla verilen kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin itiraz merciince yerinde tamamlanmasına, 16.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy