(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 232) (3167 S. K. m. 16) (5237 S. K. m. 58)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından sanığın yokluğunda verilerek tebliğ edilen kararda, Anayasanın 40/2, CYY.nın 34/2, 232/6 maddelerine aykırı biçimde, tebliğden itibaren başlaması gereken temyiz süresinin tefhimden itibaren başlayacağının belirtilmesi yanıltıcı nitelikte olduğundan, sanığın temyiz isteğinin süresinde bulunduğu kabul edilerek, temyizin reddine ilişkin kararın kaldırılması suretiyle işin esasına, geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğün 3167 sayılı Yasanın 16/1 maddesine uyan karşılıksız çek keşide etmek suçuna ilişkin bulunması ve anılan Yasanın 14.12.2009 tarih ve 5941 sayılı Yasa ile değiştirilmesi karşısında, Mahkemesince uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre tekerrür koşulları bulunup bulunmadığı tartışılarak sanık hakkında TCY.nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık H.P.'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy