(5271 S. K. m. 232) (5237 S. K. m. 3, 53, 58, 62) (5275 S. K. m. 108)
Dava: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre CYY.nın 232/6. maddesine aykırı olarak hüküm fıkrasında başvuru yapılacak mercii ve başvuru şeklinin gösterilmemesi sebebiyle sanık müdafiinin temyiz isteğinin süresinde yapıldığı kabul edilerek dosya görüşüldü.
Karar: Temyiz süresinin geçmesi, sebebiyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden ret kararının kaldırılması suretiyle işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1)T.C.K.nın 3/1. maddesinde düzenlenen suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunacağına ilişkin "orantılılık" ilkesi gözetilerek temel cezanın belirlenmesi gerekirken bu kural gözardı edilerek basit direnme suçundan dolayı temel cezanın asgari haddin (5) kat üzerinde belirlenmesi suretiyle sanığa fark ceza tayini,
2) T.C.K. nın 62. maddesinin uygulanması ya da uygulanmamasına yönelik olarak değerlendirme yapıldığında, anılan maddenin 2.fıkrasında sözü edildiği gibi; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenip somut olaya ve dosyadaki bilgilere göre ilişkilendirilip gerekçelendirilerek karar verilmesi gerekirken, soyut olarak dosya kapsamına göre indirim nedeni tespit edilemediğinden T.C.K.nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına biçiminde yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
3) Sanığın hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak 5237 Sayılı T.C.K.nın 53/1. maddesindeki tüm haklardan yoksun bırakılacağı gözetilmeden, sadece 53/1-b,c,d fıkrasının uygulanması,
4) Sanık hakkında T.C.K.nın 58. maddesi ile uygulama yapılırken, 5275 Sayılı Kanunun 108/2 maddesi gözetilip, hangi hükümlülüğün tekerrüre esas olduğunun denetime olanak sağlayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, iki ilamın birlikte tekerrüre esas alınması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy