(5237 S. K. m. 30, 43, 62) (5271 S. K. m. 225, 231)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Birden çok mağdura yönelik cebirle görevi yaptırmamak için direnme suçunun işlendiği anlaşılmasına göre; TCK'nın 43/2 maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Takdiri indirim nedeni olarak sanığın yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınıp TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmasına karşın adli sicil kaydında suç tarihi itibariyle sabıkası bulunmayan sanığın atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunda müştekilerin maddi nitelikte zararının ve belirlenebilir bir kamu zararının bulunmaması karşısında, anılan maddenin (b) bendindeki sanığın kişiliğine ilişkin ölçüt değerlendirilmeden, CMK'nın 231/6-c maddesine göre sanığın suçu kabul etmeyerek oluşan katılanların ve kamunun zararını gidermemiş olması biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Sanık müdafiinin 27.02.2008 tarihli duruşmadaki beyanında müştekilerin otoparka çekme işleminin keyfi olduğunu savunmasına, müştekilerin sanığın yeni aldığı aracının plaklarını göstermesine ve müştekiler T. ve H.'in 27.02.2008 tarihli duruşmadaki beyanlarında ve sanığın 27.02.2008 tarihli duruşmadaki savunmasında ve emniyetteki beyanında plakaların araçta bulunduğunu, şişman polis memurunun kendisini yaraladığı ve gömleğini yırttığını beyan etmesine, sanığın alınan adli raporunda yaralanma bulgusunun yer almasına, müştekilerin birbirini ve savunmayı doğrulayan beyanlarında plakaların araçta bulunduğunu görmüşlerse de aracı otoparka çekmeleri gerektiğini beyan etmelerine karşın mahkemece kabule ilişkin değerlendirmede; ilk haksız hareketin sanık tarafından yapılmış olup olmadığı, müştekilerin aracın ruhsatını kontrol ederek sanığın aracının yeni alınmış olduğuna yönelik beyanını değerlendirme imkanı varken otoparka çekme işleminin keyfi olup olmadığı, olayda haksız tahrik veya mefruz tahrik koşulları olup olmadığı, müştekilerin yaptığı otoparka çekme işleminin hukuka uygun olması halinde ise TCK'nın 30/3 fıkrasıyla ceza sorumluluğunu azaltan nedenlerin gerçekleştiği hususunda hataya düşülerek haksız tahrik hükmünün uygulanmasını gerektirecek ve bu nedenle sanığın bu hatasından faydalanması gereken bir durum bulunup bulunmadığı karar yerinde doyurucu, Yargıtay denetimine elverişli yöntemle tartışılması gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hüküm kurulması,
3- Mahkemenin kabule ilişkin değerlendirmesinde, iddianamenin anlatım kısmında yer almayan sanığın müştekilere tehdit edici sözler kullanmak suretiyle direnmesi biçimindeki eylemi esas alınarak 5271 sayılı CMK'nın 225/1 maddesine aykırı olarak ve davasız yargılama olmaz ilkesinin ihlaliyle yazılı şekilde karar verilmiş olması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık F. Ö.'in temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy