Görevi ihmal suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/12/2009 tarihli ve 2009/307-340 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 05.01.2011 gün ve 2010/281 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2011 gün ve 2011/21391 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukatlar ... ve ...'ın, silahla kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/274 esasına kayden görülen kamu davasında, mağdur Mustafa Zeybek'e 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234/2. maddesi uyarınca vekil görevlendirilmesi için 28/05/2007 tarihinde baro başkanlığına yazı yazılmasına, 17/07/2007 ve 18/10/2007 tarihlerinde tekid edilmesine rağmen vekil görevlendirme işlemini yapmadıkları şeklindeki iddia ile ilgili olarak mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin yargılamayı yapacak olan mahkemeye ait olması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
1136 sayılı Avukatlık Yasasının 62. maddesinde "Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut Baroların Organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2007/274 esas sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü yargılamada, 18 yaşından küçük mağdur ...k'e C.Y.Y.'nın 234/2 maddesi gereğince bir vekil görevlendirilmesi isteğini İzmir Barosu Başkanlığına 28.5.2007, 18.7.2007, tarihli yazılarla ilettiği, isteğin yerine getirilmemesi üzerine mahkemece 18.10.2007 tarihli oturumda suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin vekil görevlendirilmesi isteğine ilişkin yazıları, İzmir Barosu Başkanlığının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği 24.1.2008 ve 7.10.2008 tarihli yanıt yazıları ile duruşma tutanaklarının, şüpheli avukatlar açısından 5271 sayılı C.YY.'nın 170/2 maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi (iddianame düzenlenebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. İzmir Barosu Başkanlığı Yönetim Kurulu Üyesi olup suç tarihi itibariyle müdafii ve vekil görevlendirmesi işlerinden sorumlu şüpheli avukatlar ... ve ...'ın eylemlerinin, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, leh ve aleyhlerine toplanacak tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevi kötüye kullanma suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 10.12.2009 gün ve 2009/307-340 sayılı kararın, 5271 sayılı C.YY.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına, 23.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy