MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın teslim aldığı hacizli malları isteğe karşın icra dairesine vermeme biçiminde 01.06.2005 tarihinden önce gerçekleşen eyleminin, 31.05.2005 tarih ve 5358 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılan 4949 Sayılı Yasanın 93.maddesiyle İ.İ.Y.na eklenen 326/a maddesine uyduğu, ancak eylemin 5252 Sayılı Yasanın 7. maddesiyle kabahate dönüştürülmesi karşısında, anılan madde yollamasıyla 5237 Sayılı TCY.nın 52. maddesi gereğince hesaplanan idari para cezası miktarı itibarıyla 5526 Sayılı Kabahatler Yasasının 20/2-d maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup yasada zamanaşımını durduran ve kesen nedenler de öngörülmediğinden fiilin oluştuğu tarihe göre temyiz süreci içinde soruşturma zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla birlikte, C.G.K.nun 11.12.2007 tarih 17-144/264 Sayılı kararında açıklandığı üzere davanın yakınan tarafından verilen dilekçe üzerine icra ceza mahkemesine açılması,bu mahkemenin görevsizlik kararı üzerine iddianame düzenletilmeden Asliye Ceza Mahkemesinde yargılamanın sürdürülmesi karşısında, durma kararı verilerek dosyanın savcılığa gönderilmesi gerekirken; dava koşulu olan iddianame bulunmadan yargılamanın sürdürülmesi,
Yasaya aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy