MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- 5237 sayılı TCY.nın 184. maddesinin 12.10.2004 tarihinde yürürlüğe girmiş olması, sanık tarafından ruhsatsız olarak yapılan inşaatta, zemin katın kolonlarının dikildiği, tabliye betonunun atıldığı duvarlarının örüldüğü, sıvalarının yapıldığı, kapı ve pencerelerinin takıldığının 01/02/2005 tarihinde tespit edilmiş bulunması karşısında, tutanak düzenleyicilerin yöntemince dinlenerek tutanağın düzenlenmesi sırasında sanığın fiilen inşaata devam edip etmediği hususunda görgülerinin sorulması, 1. katın elektrik ve su abonelik tarihlerinin ilgili kurumlardan araştırılarak bilirkişiye inşaatın yapım tarihinin duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespitine yönelik teknik verilerin açıklattırılması ve tüm kanıtları birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi,
2- Sanık 21/11/2006 tarihli ek temyiz dilekçesi niteliğindeki dilekçesinde, hakkında Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/70 esas sayılı dosyasından aynı inşaat nedeniyle yargılama yapılarak cezalandırıldığını iddia etmesi karşısında, iddianame düzenlenerek hukuki kesinti meydana gelene kadar birden çok yapı tatil zaptı düzenlenmesine rağmen sanığın eylemine devam ederek, bir suç işleme kararıyla değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 43/1. maddesinin uygulanma olasılığı bulunması nedeniyle, Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasının getirtilip incelenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm tesisi,
Kabule göre de;
3- Sanığa atılı imar kirliliğine neden olma suçunun işlenmesi nedeniyle kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan maddi bir zarara yol açmadığı ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ancak TCK.nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebileceği, daha önce kasıtlı bir suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında, taktiri indirim maddesinin tatbiki ve tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesi gerekçesi de göz önünde bulundurulduğunda, sanığın tekrar suç işlemeyeceği yolunda kanaatin de oluştuğu anlaşıldığından, lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken "kaçak yapılan yapının yıkılıp eski hale getirilmediği, kamu zararının giderilmediği, hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek tedbire çevrildiği ve ertelendiği" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4- 2005 yılı için hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesinde alt sınır 12,00 TL olmasına karşın, yanlış uygulama ile 1 günü 10,00 TL hesabı ile paraya çevrildiğinin belirtildiği halde 3.000,00 TL yerine 3.300,00 TL adli para cezası tayini,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy