Görevi ihmal suçundan şüpheli Avukatlar ... ve ... haklarında son soruşturmanın açılması talebini kapsayan Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/02/2010 tarihli ve 2010/3177 soruşturma, 2010/1272 esas sayılı iddianame üzerine son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2010 tarihli ve 2010/84-113 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 30.01.2011 gün ve 2010/1204 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2011 gün ve 2011/84827 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Tüm dosya kapsamına göre, İzmir Barosu Yönetim Kurulu üyesi olan şüphelilerin, tehdit suçundan sanık ... hakkındaki İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/657 esas sayılı davasında, 18 yaşından küçük mağdur ...'e Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234/2. maddesi uyarınca vekil görevlendirilmesi için mahkemece yazılan 04/04/2007 ve 03/07/2007 tarihli müzekkerelere rağmen 14/02/2008 tarihine kadar görevlendirme yapmadıkları hususundaki mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü:
1136 sayılı Avukatlık Yasasının 62. maddesinde “Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut Baroların Organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır” hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 2007/657 esas sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü yargılamada, 18 yaşından küçük mağdur ...'e C.YY.'nın 234/2 maddesi gereğince bir vekil görevlendirilmesi isteğini İzmir Barosu Başkanlığına 4.4.2007, 3.7.2007, 18.10.2007 tarihli yazılarla ilettiği, isteğin yerine getirilmemesi üzerine mahkemece 6.2.2008 tarihli oturumda suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği ve yaşı küçük mağdur için vekil görevlendirme işleminin, 14.2.2008 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin vekil görevlendirilmesi isteğine ilişkin yazıları, İzmir Barosu Başkanlığının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği 7.10.2008 ve 14.7.2009 tarihli yanıt yazıları ile duruşma tutanaklarının, şüpheli avukatlar açısından 5271 sayılı C.YY.'nın 170/2 maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi (iddianame düzenlenebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. İzmir Barosu Başkanlığı Yönetim Kurulu Üyesi olup suç tarihi itibariyle müdafii ve vekil görevlendirmesi işlerinden sorumlu şüpheli avukatlar ... ve ...'ın eylemlerinin, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, leh ve aleyhlerine toplanacak tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevi kötüye kullanma suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 7.4.2010 gün ve 2010/84-113 sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına, 23.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy