İftira suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 267/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesi gereğince sanığın 1 yıl süreyle haftada 8 saati geçmemek kaydıyla ağaç dikme işlerinde çalıştırılmasına, sanığın yükümlülüğü yerine getirmek üzere ilgili yer denetimli serbestlik şube müdürlüğü veya infaz savcılığı bünyesinde görevlendirilmesine dair, Kazan Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2009 tarihli ve 2009/161 esas, 2009/270 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 14.01.2011 gün ve 3707 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7.3.2011 gün ve 62998 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/06/2009 tarihli ve 2009/5644 esas, 2009/13118 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler; "a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, e) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine" şeklinde belirlenmiş olup, bunların dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini de kısıtlayacak şekilde, ağaç dikme işleminin yılın her zamanı mümkün olmadığından, yükümlülüğün her hafta yerine getirilmesinde imkansızlık bulunduğu gibi, sanık hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 sayılı C.Y.Y.'nın 231/8 maddesinde "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a)Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b)Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c)Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir " hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada mahkemece belirlenen "bir yıl süreyle haftada 8 saati geçmemek koşuluyla ağaç dikme işlerinde çalıştırılma" biçimindeki denetimli serbestlik tedbirinin, C.Y.Y.'nın 231/8 maddesinin (c) bendinde yer alan takdir edilecek başka yükümlülük kapsamında kaldığı görülmektedir. Mahkemece anılan yasa madde ve fıkrasının (a), (b) ve (c) bendinde açıkça sayılanların dışında takdir edilecek başka bir yükümlülüğün belirlenebilmesi için bu denetimli serbestlik tedbirinin, hukuken ve fiilen infaz olanağının bulunması, Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlamaması ve sanığa mali (maddi) bir yük getirmemesi gerekir. Somut olayda belirlenen yükümlülüğün, Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtladığı ve yılın her haftasında 8 saatlik
çalışma süresi yönünden infazının fiilen olanaklı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin C.Y.Y.'nın 231/8 maddesi uyarınca belirlediği denetimli serbestlik tedbirinin ve itiraz merciinin yukarıda belirtilen hususları dikkate almadan verdiği itirazın reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu açıktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, iftira suçundan sanık ... hakkında, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince itiraz üzerine verilen 2.10.2009 gün ve 2009/685 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan Yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 29.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy