Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... Köse (...)'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/4, 43/1, 62/1, 52/2, 106/1, 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca 2.180,00 Türk lirası adli para ve 6 ay 7 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/10/2010 tarihli ve 2009/813 esas, 2010/1262 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin, Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2010 tarihli ve 2010/233 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 15.02.2011 gün ve 2011/9149 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2011 gün ve 2011/118332 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesince, 25/07/2010 tarihli ve 27652 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 7. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine eklenen, "Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, sanığın 24/11/2010 tarihli dilekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara itiraz ettiği düşünülerek, itirazın kabulü ile cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik kararlar yargılamayı yürüten mahkemesince verilmesi gerektiğinden açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve bağlantılı işlem ve kararların mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmiş ise de, Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesince sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın bu karara karşı yaptığı 24/11/2010 tarihli itiraz dilekçesinde, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, yani hakkında uygulanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararma değil, kararın esasına ilişkin bir itirazda bulunduğu, mercii Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin sadece, hükmün açıklanmasının geri bırakılması karan verilebilmesinin şartlarının olup olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği, şartların varlığı halinde sanık lehine olan durumun sanık aleyhine olacak şekilde kaldırılıp, hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın reddine yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin 6. fıkrasına 22.07.2010 tarih ve 6008 sayılı Yasayla eklenen cümlede "Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." 12. fıkrasında "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir." 271. maddesinin 1. fıkrasında "Kanunda yazılı olan haller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir." 2. fıkrasında "İtiraz yerinde görülürse, merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." 4. fıkrasında ise "Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları, kesindir;....... " hükümleri yer almaktadır.
Yasa yararına bozma konusunda bir karar verilebilmesi için itiraz merciinin yetkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Y.C.G.K.'nun 3.2.2009 tarih ve 2008/250-2009/13 ile aynı tarih ve 2009/13-12 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere itiraz merciinin yetkisi, önüne getirilen ve incelenmesi istenilen itiraz konusu ile sınırlıdır. Somut olayda, itiraz merciince incelenecek husus, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuka uygun olup olmadığıdır. Bu nedenle itiraz merciinin yetkisi, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 231. maddesinde belirtilen suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının varlığını denetlemekten öteye geçemeyecektir. Sanığın, hakkında C.Y.Y.'nın 231. maddesinin uygulanmasını kabul etmesi koşulu da itiraz merciinin hukuka uygunluk denetiminin kapsamı içerisinde kalmaktadır. Mahkemece 25.7.2010 tarihinde yürürlüğe giren ek cümle gereğince sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmasını isteyip istemediğinin sorulması ve sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekmektedir. Objektif uygulama koşulu kapsamında kalan, sanığın C.Y.Y.'nın 231. maddesinin uygulanması isteği bulunup bulunmadığı, mahkemece, itiraz merciinin denetimine olanak sağlayacak biçimde saptanmalıdır. İncelenen dosyada, sanık ... Köse (Yüksel) hakkında tehdit ve hakaret suçlarından dolayı kurulan mahkumiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece hüküm tarihinde yürürlükte bulunan C.Y.Y.'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının son cümlesi hükmünün dikkate alınmadığı ve sanığın isteği olup olmadığının araştırılmadığı görülmektedir. İtiraz merciinin, itirazın kabulüne ilişkin kararının, hukuka uygun olduğu açıktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görülmediğinden, Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, 25.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy