(5237 S. K. m. 29, 125, 129) (5271 S. K. m. 54, 231, 234, 237)
Dava: Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Şikayetçi S. D. vekilinin 14.12.2009 tarihli dilekçede davaya katılmak istediği; ancak mahkemesince katılma talebinin karara bağlanmadığı anlaşılmakla; C.M.K.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar görmesi mümkün olan müştekinin katılan ve vekilinin ise katılan vekili olarak kabulü suretiyle temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müşteki sanık ve katılan sanıklara C.M.K.nın 234. maddesindeki haklarının hatırlatılmaması,
2- Tanık F. D.'ye C.M.K.nın 54. maddesine aykırı biçimde yemin verilmemesi,
3- Sanık S.'ın suçu inkarı, tanıklar C. D. ve A. S.'in beyanlarında sanık R.'in küfrettiğini, ancak S.'ın küfretmediğini belirtmeleri, diğer tanıkların bir kısmının ise gürültü sebebiyle olay yerine sonradan geldikleri, her iki taraftan hakaret içerikli sözler duymadıklarını ileri sürmeleri karşısında, sanık S.'ın beraati yerine yetersiz gerekçeyle 5237 Sayılı T.C.K.nın 129/3. maddesi uyarınca karar verilmesi ve sanık Recep'in ise tüm aşamalarda katılan S.'ın ısrarla görevini yapmayarak saygısızca güldüğünü "vur, vur" dediğini savunması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak T.C.K.nın 129/1. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık lehine uygulanma olanağı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
4- Kabule göre de;
a- Hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi halinde, T.C.K.nın 129/3. maddesi uyarınca, doğrudan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hapis cezası tayin edildikten sonra ceza verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması, kabule göre de, eylemin koridorda gerçekleşmesi sebebiyle sanıklara ek savunma hakkı verilerek T.C.K.nın 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Sanık R. hakkında yaralama suçundan hüküm kurulurken, sanığın, tüm aşamalarda katılan S.'ın ısrarla görevini yapmayarak saygısızca güldüğünü "vur, vur" dediğini savunması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak 5237 Sayılı T.C.K.nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık lehine uygulanma olanağı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
c- Sabıkasız olan sanık R. hakkında yaralama suçundan kurulan hükümde, C.M.K.nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı, müşteki sanık R. D. ve katılan sanık S. D. müdafiinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy