(3194 S. K. m. 21) (5237 S. K. m. 184) (5271 S. K. m. 231) (Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği m. 14)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 21/3 maddesine göre derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleriyle çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir. Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 14 ve 3030 Sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği'nin 16. maddesine göre esaslı tadilat, yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler şeklinde tanımlanarak, esaslı tadilatın, ruhsata tabi olduğu ifade edilmiştir.
26.05.2005 tarihli yapı tatil zaptıyla mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 15.03.2007 tarihli bilirkişi raporuna göre, alt katları ruhsatlı binanın zemin üstü 3. kata 5 m x 10 m çelik konstrüksiyon sundurma yapılmış olması karşısında; yapılan tadilatların 3194 Sayılı Kanunun 21/3. maddesinde belirtilen ve ruhsat gerektirmeyen tadilatlardan olduğu gözetilmeksizin, yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de; sanığa yüklenen imar kirliliğine neden olma suçunun, kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak T.C.K.ın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, sabıkasız olan sanık hakkında, C.M.K.nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun uygulanma koşullarının bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle C.M.K.nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy