MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 193/1. maddesinde hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı kuralı getirilirken, aynı maddenin 5353 sayılı Kanunla değişik ikinci fıkrasında istisnaya yer verilmek suretiyle sorgusu yapılmamış olsa dahi toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesine olanak sağlanmış, anılan fıkranın gerekçesinde de “böylece sanığın lehine bir düzenleme getirilmiş ve gereksiz yere davanın uzaması önlenmek istenmiştir” denilerek değişikliğin amacının açıklanmış ve bu doğrultuda konuyu değerlendiren Yargıtay Ceza Genel Kurulu 20.10.2009 gün ve 89/243 sayılı kararında Kanunun 223/9. maddesindeki “derhal beraat kararı verilebilecek haller” ile bağlantısı olmaksızın Kanunun 193/2. maddesi uyarınca sanığın sorgusu yapılmamış olsa bile delillerin takdiri sonucunda ulaşılacak kanıya göre mahkumiyet dışında bir kararla davanın bitirilebileceğini kabul etmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, iddianamede sanığın eyleminin, “kafana sıkarım” biçiminde tanımlanması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen takibi şikayete bağlı olmayan hayata ve vücut dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit suçunu oluşturabileceği ve ortada sanığın mahkumiyetine karar verilmesine olanaksız bir durumun söz konusu olmadığı gözetilmeden, mahkemece sanığın sorgusu yapılmadan, “sanığın ve müştekinin beyanları değerlendirildiğinde, eylemin TCK'nın 106/1. maddesinin 2. cümlesi kapsamında kaldığı şikayete tabi olduğu ve müştekinin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle” biçimindeki kanuni ve yerinde olmayan gerekçe ile düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy