MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mahkemeye gelmeyen sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak düzenlenen CMK'nın 193/2. maddesinin, dosyada mevcut deliller kapsamında yapılacak incelemede, sanığa yüklenen fiilin suç oluşturmayacağının açıkça anlaşılması durumunda uygulanabilmesi ve somut olay bakımından ise böyle bir durumun söz konusu olmaması karşısında, sanığın yöntemince sorgusu yapılmadan, eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2-Olay günü sanığın, kendisinden ayrılmak isteyen mağdur eşine hitaben söylediği iddia edilen, “bu Osmaniye'de ya sen yaşarsın ya ben..” şeklindeki sözlerin, TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve buna göre de takibinin şikayete tabi olmadığı gözetilmeden, “müştekinin şikayetinden vazgeçmesi” nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy