MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının niteliğine göre yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun mahallinde bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık ...'in tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-İmar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükme yönelen temyizde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın, 06/01/2009 tarihli tutanakta ruhsatsız inşaat yaptığının tespit edildiği ve mühürleme işlemi yapıldığı, 29/09/2010 tarihli tutanakta ise, mührün bozularak inşaata devam edildiğinin tespit edilmesi karşısında; sanığın imar kirliliğine neden olma suçunu, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda birden fazla işlemesine karşın, TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmamış ise de; karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nın 53/4. maddesine aykırı şekilde birinci fıkradaki haklardan yoksunluk kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, hüküm fıkrasından TCK'nın 53. maddesindeki haklardan yoksunluğa ilişkin kısmın çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 13/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.