Tebliğname No : 4 - 2010/268660
MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) 15. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/12/2009
NUMARASI : 2009/1106 (E) ve 2009/1032 (K)
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre mahkemece şikayetçiye duruşmalardan haberdar edilip kamu davasına katılma olanağı sağlanmamış ise de, şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinin karşısında, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca şikayetçi Beşiktaş Belediye Başkanlığının davaya katılan, Av. G.. K..'ın katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK'nın 184/1. maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, İmar Yasasının 5. maddesinde de bina kavramının tarifi "Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır. Bu durum karşısında mahallinde keşif yapılarak yapı tatil zaptında belirtilen kapalı alan oluşturularak bina yapma veya tamamlamaya yönelik esaslı bir yapım faaliyeti olup olmadığı hususunda bilirkişiden teknik verilere dayalı olarak rapor alınması ve yapı tatil zaptında belirlenen inşaat faaliyetinin bina niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde, sanığa yüklenen eyleminin hukuki anlamda tek fiil olacağı ve tek fiil ile hem TCK'nın 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma hem de 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun 18. maddesine muhalefet suçunun oluşacağı, TCK'nın 44. maddesi gereğince daha ağır cezayı öngören imar kirliliğine neden olma suçundan sanığın cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi,
2-Kabule göre de, 5326 Sayılı Kanun'un 24. maddesinde kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verileceğinin belirtilmesi karşısında, yargılamaya devam edilerek idari yaptırım kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan Beşiktaş Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz nedenleri ve tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY:
TCK'nın 184. maddesine uyan imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davanın yargılanmasında (İstanbul (Kapatılan) 15. Asliye Ceza Mahkemesince) "bir yapıya sonradan ilaveler yapmanın TCK'nın 184/1. maddesine uymadığı ve sanık hakkında 3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesi uyarınca Belediye Başkanlığınca idari para cezası uygulaması yapılması gerektiği kanaatiyle CMK'nın 4. maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmiştir.
CMK'nın 223/10. maddesi, "Adli yargı mercii dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı, kanun yolu bakımından hüküm sayılır" hükmünü öngördüğünden, Mahkemenin bir idari para cezası vermesi gerekse bile bu yaptırımı 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 24. maddesi uyarınca yargılama evresinde uygulaması gerekirken, adli yargı dışındaki bir başka yargı merciine değil, idari kurumun görevli olduğunu düşünerek verdiği görevsizlik kararı CMK'nın 223/17. maddesi gözetildiğinde hüküm niteliğinde olmadığından kanun yolu denetimi temyizen değil, itirazen yapılması gerekir.
Ceza Genel Kurulunun 2007/7-140 Esas 2007/158 Karar sayılı 26.6.2007 tarihli kararında bu durum açıkça vurgulanmıştır.
Bu nedenlerle temyizin reddi ile karara karşı itiraz yolu açık olduğundan ve Mahkemeye iadesi gerektiğinden sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy