MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, suça konu inşaatın yapıldığı parselde hisseli malik olan katılanın suçtan doğrudan zarar gördüğü ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki katılanın temyiz isteğinin reddine dair düşünceye iştirak edilmeyerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28.02.2012 tarih ve 4-260/62 sayılı kararında da kabul edildiği gibi 5271 sayılı CMK'nın 325/1. maddesi gereğince, yalnızca ceza veya güvenlik tedbirine mahkumiyet halinde yargılama giderlerinin sanığa yükletilebileceği gözetilmeden, düşme kararı verilen sanık aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye uygun olarak, yargılama gideri ile ilgili hüküm fıkrası çıkarılarak yerine, “yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy