MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
HÜKÜMLER : Davanın reddi, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen mühür bozma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından katılan ... vekili ve sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-İmar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında düzenlenen 27.07.2009 tarihli ilk yapı tatil tutanağında, ruhsatlı yapının üzerine ilave ruhsatsız kat çıktığı tespit edilmiş olup, sözü edilen ilk tutanağa dayanılarak açılan kamu davası sonucunda, Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/03/2010 tarih, 2009/798 esas ve 2010/353 karar sayılı dosyası kapsamında, mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bu tarihten sonra da inşaî faaliyetlerine devam ettiği saptanan sanık hakkında belediye görevlilerince 21/04/2010 tarihli yeni bir yapı tatil zaptı düzenlendiği ve bu tutanakta, sanığın zemin katı büyüttüğü, arka cephede tek katlı olarak ilave 40x6 m. ebatlarında ardiye yaptığı, 6x7 m. ebatlarında konteynır ve yığma bulunduğunun belirtilmesi karşısında, temyize konu bu davanın dayanağını oluşturan 21.04.2010 tarihli tutanakta belirtilen eylemlerin 17.11.2009 tarihli iddianame ile hukuki kesinti oluştuktan sonra gerçekleştirildiği ve sanığın bu eyleminin ayrı bir suç oluşturacağı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle, davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy