MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Hükümden önce 01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı TCK'nın 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilmesi, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenmesi ve 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hapisten çevrilen adli para cezası bakımından hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ün temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, "TCK'nın 52/4. maddesindeki ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine" ibaresinin çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 13/10/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık hakkında TCY'nın 52 nci maddesinin 4 ncü fıkrası gereğince ihtarda bulunulması yasa gereği olup; ihtardan sonraki hususlar infaz sırasında dikkate alınacağından ve 5275 sayılı İnfaz Yasasının 109 ve anılan Tüzüğün 51 nci maddesinin burada uygulanması söz konusu olmadığından, maddi ceza hukukunu ilgilendiren hususun kararda belirtilmesinin yasaya ve sanık haklarına aykırı olmaması ile sanıklara ek yükümlülükler getirmeyip bilakis yasanın amir hükmü ve aynı zamanda sanıklar lehine olması nedenleriyle, çoğunluğun düzelterek onamaya ilişkin görüşüne iştirak edilmemiştir.