Tebliğname No : 2 - 2011/313341
MAHKEMESİ : Yalova 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/03/2011
NUMARASI : 2008/585 (E) ve 2011/379 (K)
SUÇ : Hakaret
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı üzerindeki hakları olup, bu suçun oluşabilmesi için fiilin, gerçek bir kişinin belirtilen kişilik haklarını rencide edecek şekilde işlenmesi gerekmektedir. Hakaret suçu, Anayasanın 24 ila 30. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9 ve 10. maddelerinde düzenlenen ifade hürriyetinin sınırlarını oluşturmaktadır. Suçu oluşturan eylem bakımından failin ifade hürriyeti, mağdur yönünden ise onur, şeref ve saygınlığı ile din, vicdan ve kanaat hürriyetine ilişkin temel kişilik hakları çatışmaktadır. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, söz veya davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında, hakaret suçunun oluşup oluşmadığına ilişkin uyuşmazlık, sözü edilen karşılıklı hakların dengelenmesi bağlamında çözülmelidir.
İncelenen dosyada, sanığın şikayeti üzerine katılanın yargılandığı ceza davasında cezalandırıldığı ancak henüz kesinleşmemiş bu mahkeme kararını, sanığın, katılanın mensubu olduğu odadaki eğitim seminerinin standına 15-20 adet fotokopi olarak bırakıp eğitim seminerine katılan ve mahkeme kararını öğrenmelerinde doğrudan herhangi bir yararları bulunmayan kişilerin sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkum olduğunu öğrenmelerini sağlayıp meslektaşları nezdinde katılanı küçük düşürmesi biçiminde gelişen eylemde, sanığın hareketinin bu haliyle hakaret suçunun yasal öğelerini oluşturduğu gözetilmeden, “mahkeme kararının kesinleşmemiş olmasının bu kararın gizli kalması gerektiği şeklinde değerlendirilemeyeceği, sanığın kendi şikayeti üzerine yürütülen yargılama sürecinde elde etmiş olduğu hukuksal sonucu, müştekinin bağlı olduğu meslek odasının toplantısında bilgilendirmek maksadıyla dağıtmış olmasının hakaret suçunun unsurlarını taşımayacağı, zira sanığın bu eylemi gerçekleştirirken mahkeme ilamına her hangi bir sözlü veya yazılı yorum katmadığı” biçimindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat hükmü kurulması
Kanuna aykırı ve M.. Y.. vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, .18/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy