Tebliğname No : 3 - 2012/45391
MAHKEMESİ : Manavgat 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/05/2011
NUMARASI : 2010/408 (E) ve 2011/740 (K)
SUÇ : Hakaret
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın yokluğunda verilen hükümde, tebligatı alan kişinin sanıkla aynı konutta oturmadığının anlaşılması nedeniyle hükümlülük kararının tebliğine ilişkin işlemlerin Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine uygun olmadığı ve öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ancak,
1-Tanıklar Y.. E.. ve M.. Ü..'ın, sanığın hakaret suçunu işlemediğini belirtmeleri, tanık H.. Ç..'ın ise hakaret iddiasını doğrulaması karşısında, tüm kanıtlar birlikte ve yöntemince tartışılıp değerlendirilmeden, tanıklar Y.. E.. ile M.. Ü..'ın anlatımlarına hangi nedenle itibar edilmediği ve tanık H.. Ç..'ın anlatımına neden üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiği kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanmalı, daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmeli, TCK’nın 3. maddesinde yer alan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” ilkesi de gözetilmelidir.
5237 sayılı TCK’nın 125/1. maddesinde hapis veya adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırımın aynı maddenin 3/a fıkrasında yer alan kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçunda da uygulanmasına kanuni bir engel bulunmaması karşısında; sanık hakkında temel cezanın yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle adli para cezası yerine hapis cezası olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık M.. Ü..'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy