Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 125/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası ve 1.500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-6. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair, ... (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 15/01/2010 tarihli ve 2008/23 esas, 2010/6 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden bahisle bildirimde bulunulması üzerine dosya yeniden ele alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 125/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası ve 1.500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 06/11/2012 tarihli ve 2012/105 esas, 2012/113 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2013 gün ve 59325 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle hükümlerin açıklanmasına karar verilmişse de, hükümlerin açıklanmasına neden olan... Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2012 tarihli ve 2011/43 esas, 2012/33 sayılı kararında da sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde yer alan "......Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. " ve aynı Kanun'un 231/11. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak, kesinleşmemiş bir mahkûmiyet nedeniyle sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, ... (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 15/01/2010 tarihli kararı ile adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, kararın 17/02/2010 tarihinde kesinleştiği, daha sonra sanığın 21/10/2011 tarihinde işlemiş olduğu ruhsatsız silah taşıma suçu nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2012 tarihli kararı ile mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek, deneme süresi içerisinde suç işlediği gerekçesiyle ihbarda bulunulması üzerine,... Sulh Ceza Mahkemesinin 06/11/2012 tarihli kararı ile önceki hükmün açıklanmasına karar verildiği, temyiz edilmeksizin kesinleşen bu ilam ile ilgili olarak CMK’nın 231/11. maddesindeki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Deneme süresi içerisinde suç işlendiği gerekçesiyle mahkemece verilen hükmün açıklanması kararının hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231. maddesinin 8. fıkrasında; " (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." 11. fıkrasında; " (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde,
mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükümleri yer almaktadır.
Deneme süresi içerisinde suç işlendiğinden söz edilebilmesi için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi, daha sonra 5 yıllık deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suçun işlenmesi ve bu suçtan mahkumiyet kararı verilerek, kesinleşmesi gerekmektedir.
İncelenen dosyada, sanığın deneme süresi içerisinde işlemiş olduğu ruhsatsız silah taşıma eylemi nedeniyle mahkumiyetine karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, aynı kararda adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunulduğu görülmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.
Ancak kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, CMK’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu kararların kasıtlı suçtan mahkumiyet olarak kabul edilme imkanı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesindeki koşullar oluşmamasına karşın, sanık hakkında mahkumiyet hükmünün açıklanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında,... Sulh Ceza Mahkemesince verilen 06/11/2012 tarih ve 2012/105 esas, 2012/113 sayılı kararın, CMK’nın 309/3. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 12.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy