Tebliğname No : 4 - 2011/152401
MAHKEMESİ : Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/07/2010
NUMARASI : 2009/1166 (E) ve 2010/657 (K)
SUÇ : Tehdit
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık E.. Ç.. müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 04/05/2015 tarihinde üye Necati Meran'ın olayın yasal savunma koşulları altında gerçekleşmesi nedeniyle sanığın beraati gerektiği ve hükmün bu nedenle bozulması lazım geldiği yolundaki karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanığın, mağdurun da pay sahibi olduğu tarlayı mağdurun ağabeyi tanık Mesut'tan kiraladığı ve olay günü sürmek istediği sırada mağdurun tarla üzerinde hak sahibi olduğunu iddia ederek engellemeye çalışması üzerine, vasıtasız zilyetlik ve tarladan yararlanma hakkını kullanarak tabancasını çıkartıp "çık buradan yoksa seni öldürürüm" dediği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 981. maddesindeki "Zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir. Zilyet, rızası dışında kendisinden alınan şeyi taşınmazlarda el koyanı kovarak, taşınırlarda ise eylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alarak zilyetliğini koruyabilir. Ancak, zilyet durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır." biçimindeki düzenleme karşısında zilyedin, taşınmaz mal üzerindeki saldırıyı def ve meşru mudafa hakkı bulunmaktadır. 981. madde hükmü ile malikin değil, zilyedin mal üzerindeki hakkını koruduğu, mağdurun iştirak halinde malik olduğu kişilerle yaşadığı uyuşmazlığın kira sözleşmesiyle elde edilen tarlayı sürme ve işleme hakkının kullanılmasına engel olmayacağı ve sanığın zilyet olarak, saldırıya uğrayan kullanım hakkını korumak amacıyla eylemini gerçekleştirdiği, eylemin hukuka uygun olduğu, suç oluşturmayacağı ve sanık hakkında Medeni Kanun'un 981 ve TCK'nın 25. maddelerinin uygulanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun silahlı tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği düşüncesine katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy