MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, mühür bozma suçunda kurulan hükümde alt sınırdan uzaklaşılırken “suçun işleniş şekli ve özellikleri” biçiminde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma, mühür bozma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1- Kısa süreli hapis cezasından çevrilip ödenmeyen adli para cezalarının nasıl infaz edileceğinin 5275 sayılı CGTİK’nın 109 ve bu Kanunun uygulanmasını öngören, 20.03.2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren 2006/10218 numaralı Tüzüğün 51. maddesinde belirtildiği ve hükmün kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet Savcılığının görevi dahilinde değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu gözetilmeden, imar kirliliğine neden olma suçuna ilişkin hükümde infazı kısıtlar biçimde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
2- Mühür bozma suçundan hüküm kurulurken, adli para cezası için öngörülen taksit miktarının TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca dörtten az olamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... Bozbağ müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye kısmen uygun olarak, imar kirliliğine neden olma suçunda “taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geriye kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve verilen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunun sanığa ihtarına” bölümünün hükümden çıkarılması ve mühür bozma suçunda “3 eşit taksit” ibaresinin “dört eşit taksit” olarak değiştirilmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 20/10/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY:
Sanık hakkında TCY’nın 52 nci maddesinin 4 ncü fıkrası gereğince ihtarda bulunulması yasa gereği olup; ihtardan sonraki hususlar infaz sırasında dikkate alınacağından ve 5275 sayılı İnfaz Yasasının 109 ve anılan Tüzüğün 51 nci maddesinin burada uygulanması söz konusu olmadığından, maddi ceza hukukunu ilgilendiren hususun kararda belirtilmesinin yasaya ve sanık haklarına aykırı olmaması ile sanıklara ek yükümlülükler getirmeyip bilakis yasanın amir hükmü ve aynı zamanda sanıklar lehine olması nedenleriyle, çoğunluğun düzelterek onamaya ilişkin görüşüne iştirak edilmemiştir.