Silâhla tehdit suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2011 tarihli ve 2010/155 esas, 2011/58 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2013 gün ve 218144 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine tâbi tutulmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; tekerrüre esas kabul edilen ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2007 tarihli ve 2004/343 esas, 2007/745 sayılı kararındaki kararın kesinleşme tarihinin 26/02/2008, sanığın üzerine atılı suç tarihinin ise 25/03/2011 olması karşısında, aynı Kanun'un 58/1-2-b maddesine göre, tekerrüre esas alınan cezanın kesinleşmesinden sonra 3 yıllık süre geçtikten sonra atılı suçun işlenmiş olması nedeniyle, şartları oluşmadığı hâlde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Silâhla tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2011 tarihli kararıyla 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/343 esas, 2007/745 sayılı kararı tekerrüre esas olduğundan, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın süresinden sonra temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.03.2013 tarihli kararıyla temyiz isteminin süreden reddine karar verildiği, bu şekilde kesinleşen kararın infazı aşamasında, o yer Cumhuriyet Başsavcılığınca tekerrür hükmüne yönelik olarak kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Mahkemece mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamasına esas alınan ilamın, tekerrür şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK'nın “suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” başlıklı 58. maddesinde;
“(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz…
(6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir...” hükmüne yer verilmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 gün ve 57-74 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun 1 Haziran 2005 tarihinden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
Bu düzenlemelere göre, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceden işlenen bir suç nedeniyle mahkum edilmiş olma, bu hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi ve yeni suçun belirli süreler içerisinde işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır.
İncelenen dosyada, mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uygulamasına esas alınan önceki hükümlülüğün, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2007 tarihli ve 2004/343 esas, 2007/745 sayılı kararıyla hırsızlık suçundan verilen 3 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin olduğu, kararın 26.02.2008 tarihinde kesinleştiği ve 12.07.2009 tarihinde infaz edildiği görülmektedir. Söz konusu mahkumiyetin incelemeye konu dosyadaki suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması nedeniyle, TCK’nın 58/1. maddesine göre tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmaktadır.
Ancak sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, bu ilamın dışında tekerrür uygulamasına esas alınabilecek çok sayıda kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin bulunduğu görülmektedir. Somut olayda tekerrür koşulları mevcut olduğundan, mahkemenin mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamasının yerinde olduğu, yanlış ilam gösterilmiş olması nedeniyle tekerrür hükümlerinin karardan tamamen çıkarılmasının hakkaniyete uygun olmayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 gün ve 2012/1431 esas, 2013/18 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, tekerrüre esas alınan ilamın kararda gösterilmesinin zorunlu olmadığı, hangi ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin, ilgili ilamların kesinleşme ve infaz şerhli örnekleri de temin edilmek suretiyle infaz aşamasında değerlendirilebileceği anlaşılmıştır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce farklı gerekçeyle yerinde görüldüğünden,
1-Silâhla tehdit suçundan sanık ... hakkında, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2011 tarihli ve 2010/155 esas, 2011/58 sayılı kararının, CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan diğer ilamlara göre, somut olayda TCK’nın 58/1. maddesi uyarınca tekerrür koşulları oluştuğundan, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün karardan çıkarılmasına yer olmadığına,
3-Kararda yer alan ve tekerrüre esas olmayan “... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2007 tarihli ve 2004/343 esas, 2007/745 sayılı kararının tekerrüre esas alınmasına” ilişkin bölümün karardan ÇIKARILMASINA,
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 gün ve 2012/1431 esas, 2013/18 sayılı kararı uyarınca, tekerrüre esas alınabilecek ilamın adli sicil kaydında yer alan ilamların kesinleşme ve infaz şerhli örnekleri de temin edilmek suretiyle, infaz aşamasında mahallinde değerlendirilmesine,
5-Karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy